DÜNYA ÜNİVERSİTESİ DÜZEYİNDE OLMAK

Rektörümüz
Muhammed
Şahin

İTÜ’nün yabancı dil eğitimine bakışı nedir?

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde uzun yıllardır uygulanmakta olan % 30 İngilizce eğitime ek olarak bu yıl tamamı İngilizce olan programlar açıyoruz. Üniversitemizin ana dile saygısı olan, Türkçe eğitimden tamamen kopmayı düşünmeyen bir eğitim anlayışı vardır. Ancak bir dünya üniversitesi olma misyonu nedeni ile, yine Türkçe’den vazgeçmeden, tercih edenler için İngilizce programlar açacağız. Önümüzdeki yıl Üniversitemizi tercih edecek öğrenciler isterlerse eskiden olduğu gibi % 30 İngilizce, isterlerse de % 100 İngilizce programdan yana seçim yapabilecek. Bu sistemle, yurtdışından Üniversitemizi tercih edecek öğrencilerin oranında da artış bekliyoruz.


Akademik içerik olarak da ABET (Akredition Board of Engineering Technology) ile başlayan hamleniz nelerle devam edecek?

Akademik Programlarımızın akredite olması ile mezun olan öğrencilerimize tüm dünyada evrensel kabul görmüş öğretim programlarının standardında diploma verdiğimiz anlamına geliyor. ABET’e ilk kez 2004–2005 eğitim yılında başvurulmuştu, süreçler bitti. Şimdi 24 bölümümüz için yeniden bir denetime tabi tutulacağız. Bunun dışında çalışma grupları ve mükemmeliyet merkezleri oluşturduk. Misyonları, vizyonları, beş yıllık stratejik planları olan, 2-3 yılın sonunda faaliyetleri masaya yatırılacak bir sistemden bahsediyoruz. Bu bağlamda hedef odaklı bu çalışmalar, akademik çalışma sayısını da artıracaktır. Ülkemizi daha iyi seviyelere taşıyacak olan Üniversitelerimizin değerli kadroları olarak daha çok çalışmak zorundayız.

Şehir içindeki kampüslerde yemekhanelerle ilgili bir çalışmanız var mı? 

Şehir içi kampüslerimizde günlük yemek yiyen sayısı iki yıl önce 4500’dü. Bu sayı, sadece Ayazağa Yerleşkesi'nde 11000'e yükseldi. Bu artış, kaliteli ve ucuz yemeğe duyulan ihtiyacı gösteriyor. Biz bir öğlen yemeğini mevsimine göre 6,5-7 TL’ye mal etmemize karşın 2 TL’ye veriyoruz. Aradaki fiyat farkını sübvanse ediyoruz. Bununla birlikte 2000 öğrencimize yemek bursu veriyoruz. Ayrıca yemekhanelerimizde kapasite artırımına gittik. Yemekhanemizin kapasitesi 750 idi, bunu 1000 kişiye çıkardık. Yine yetmediği için %50 kapasite artışı sağlayacak yeni bir 1000 metrekarelik bina inşaatını tamamlıyoruz.

Kampüste geniş alanlı bir yapılanma söz konusu; İTÜ Ayazağa Yerleşkesi hangi binalara kavuşacak? Eskileri hangi amaçlarla doldurulacak?

Yaklaşık 1700 öğrencinin aynı anda öğrenim görebileceği, havuz derslerinin yapılacağı 10.000 metrekarelik çelik konstrüksiyon binamızın inşaatı devam ediyor.

Ayazağa Kampüsü’nde Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi Binası kuruluyor. Devlet desteğiyle kurulan Türkiye’deki ilk ve tek merkez olacak. Ayrıca Teknokent alanı içinde 55.000 metrekarelik bina inşaatı hızla sürüyor.

İTÜ'de 17.000’in üzerinde lisans, 7000 yüksek lisans ve doktora öğrencisi var. Anadolu’dan gelen öğrencilerimiz için yurt ihtiyacını karşılamamız lazım. 3000 öğrencilik yurt kapasitemizi önümüzdeki yıl 4000'e çıkartıyoruz. İki sene içinde de bu rakam 6000'e çıkıyor. Bunun da yeterli olmadığını biliyoruz, yeni yurtlar açma konusunda çalışmalarımız devam ediyor.

Türkiye’nin tek 24 saat açık devlet kütüphanesi bizim Üniversitemizde bulunuyor.  Öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz en iyisini hak ediyorlar. Bütün üniteleriyle hizmete girecek merkezi dersliğimizde bir katı öğrenciler için 24 saat açık hizmet verecek hale getireceğiz.


Rektörlüğün en keyifli ve en zor tarafları nelerdir?

Üniversitemizi akademisyenlerimiz, çalışanlarımız ve öğrencilerimizle daha iyi bir yere taşımak için göreve geldim. Bu hedef için durmadan çalışıyoruz. Rektörlüğün en keyifli yanı yaptığımız işlerin takdir edilmesidir.

Yönetim olarak bütün öğrencilerin sorunlarına aynı önemi vererek yaklaşıyoruz. Zor yanı ise yönetmelikler nedeni ile öğrencilerin sorunlarına çözüm bulamadığımız anlar. Elimizden geleni yapsak da onların üzülmesi beni daha çok üzüyor